01 Ekim 2007 Pazartesi
Senin adin artik Karayilan !
“Senin adın artık Karayılan !”
Memed dağlarda dolaşmak, silah tutmak yerine, okumak isteyen bir çocuktur. Ama babası Mamo Ağa, onu zorla alıp dağlara götürerek, gece dağ başında sürünün yanında yalnız bırakarak, korktuğu şeylerle inadına yüzleştirerek bir savaşçı gibi yetiştirmeye çalışır. Bir sabah Memed’i dağda, sürüsünün başında, gece vurduğu kurdun yanında bulur. Memed şimdi de kara bir yılanla karşı karşıyadır. Yılanla karşılıklı uzun uzun bakışırlar ve sonunda çekilen kara yılan olur. Mamo, oğlunun artık bir yiğit olduğuna inanmıştır. Hemen orada gururla ona yeni adını verir:
“Senin adın artık Karayılan !”
“Ben artık savaşçı Karayılan değil, çoban Memed’im.”
Karayılan babasından öğrendiği yiğitliği, gençliğinde yanında bulunduğu Dergahbaşı İsmail Efendi’den edindiği ilimle ve felsefeyle tamamlar. Birinci Dünya Savaşı öncesinde askere giden Karayılan; yedi yıl süren askerliğinden yorgun ve mağlup bir şekilde Antep’teki köyüne döner. Antep, İngilizlerin işgali altındadır. Durumdan faydalanan çeteler ortalıkta kol gezmektedir. Mamo, oğlunun hemen aşiretin başına geçmesini ve gençleri silahlandırıp savaşmasını ister. Karayılan ise babasını şaşkınlığa düşürerek; artık savaşamayacağını söyler: O artık “Kahraman Karayılan” değil, “Çoban Memed” olmak istemektedir.
Çobanlığa niyet eden Karayılan için bu kararı uygulamak hiç de kolay olmayacaktır. Karayılan sürekli seçimler yapmak zorunda kalır: askerlik ve çobanlık… Babası ve eski dostları… Yeni tanıştığı Elvan ve gençliğinden tanıdığı Sona… Aşkta ve savaşta Karayılan zaman zaman yanılgılara da düşerek ilerlemeye devam eder.
Eline silah almamaya, savaşmamaya, sadece çobanlık yapmaya karar vermiş Memed’in, haksızlığa ve zulme dayanamayarak yeniden eline silahını almasının, Karayılan adının kahramanlaşmasının hikayesi…
Memed dağlarda dolaşmak, silah tutmak yerine, okumak isteyen bir çocuktur. Ama babası Mamo Ağa, onu zorla alıp dağlara götürerek, gece dağ başında sürünün yanında yalnız bırakarak, korktuğu şeylerle inadına yüzleştirerek bir savaşçı gibi yetiştirmeye çalışır. Bir sabah Memed’i dağda, sürüsünün başında, gece vurduğu kurdun yanında bulur. Memed şimdi de kara bir yılanla karşı karşıyadır. Yılanla karşılıklı uzun uzun bakışırlar ve sonunda çekilen kara yılan olur. Mamo, oğlunun artık bir yiğit olduğuna inanmıştır. Hemen orada gururla ona yeni adını verir:
“Senin adın artık Karayılan !”
“Ben artık savaşçı Karayılan değil, çoban Memed’im.”
Karayılan babasından öğrendiği yiğitliği, gençliğinde yanında bulunduğu Dergahbaşı İsmail Efendi’den edindiği ilimle ve felsefeyle tamamlar. Birinci Dünya Savaşı öncesinde askere giden Karayılan; yedi yıl süren askerliğinden yorgun ve mağlup bir şekilde Antep’teki köyüne döner. Antep, İngilizlerin işgali altındadır. Durumdan faydalanan çeteler ortalıkta kol gezmektedir. Mamo, oğlunun hemen aşiretin başına geçmesini ve gençleri silahlandırıp savaşmasını ister. Karayılan ise babasını şaşkınlığa düşürerek; artık savaşamayacağını söyler: O artık “Kahraman Karayılan” değil, “Çoban Memed” olmak istemektedir.
Çobanlığa niyet eden Karayılan için bu kararı uygulamak hiç de kolay olmayacaktır. Karayılan sürekli seçimler yapmak zorunda kalır: askerlik ve çobanlık… Babası ve eski dostları… Yeni tanıştığı Elvan ve gençliğinden tanıdığı Sona… Aşkta ve savaşta Karayılan zaman zaman yanılgılara da düşerek ilerlemeye devam eder.
Eline silah almamaya, savaşmamaya, sadece çobanlık yapmaya karar vermiş Memed’in, haksızlığa ve zulme dayanamayarak yeniden eline silahını almasının, Karayılan adının kahramanlaşmasının hikayesi…
Polat Bilgin

28 Haziran 1976’da Samsun’da Ziraat Mühendisi memur bir babanın ve ev hanımı bir annenin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. İlkokuldan sonra Samsun Ar Kolejinde orta ve lise eğitimini tamamladı. Kolej yıllarında her yaz tatilinde otellerde garson olarak çalışıp harçlığını çıkardı. Liseyi bitirdikten sonra okumakta pek acelesi olmadığı için iki yıl boyunca arkadaşlarıyla çok eğlendi. Samsunspor’un hiçbir maçını kaçırmadı. Ablası İşletme Mühendisi oldu diye onun da Atom Mühendisi olması gerekmiyordu. Ama sonra baktı ki eğlenmenin sonu yok adam olmak lazım.. turizm okumaya başladı. Okulla birlikte barmenlik yapmaya başladı. Okuldaki arkadaşları aracılığıyla okulun amatör tiyatro topluluğuna katıldı ve tiyatro ile tanıştı. “Benim de söyleyecek iki çift sözüm var” diyerek oyuncu olmaya karar verdi.
Konservatuarın yetenek sınavlarına bir ay gibi kısa bir süre kala cesaretini ancak toplayabildi ve sınava girmeye karar verdi. Konservatuar öğreniminin başlamasıyla birlikte Türkiye’nin ilk ve tek profesyonel tiyatrosu olan “Tiyatro Anadolu’da”, “işi mutfağında öğrenmek gerek” düşüncesiyle teknik eleman olarak çalışmaya başladı. Tiyatroda seyirciye yer gösterdi, paspas yaptı, dekor kurdu... Zamanla işi öğrendikçe ışık, dekor realizasyonları yapmaya başladı. 3. sınıfa geldiğinde ise Tiyatro Anadolu’nun oyunlarında oynamaya başladı. Mezun olduktan sonra Tiyatro Anadolu’ya kadrolu oyuncu olarak dahil oldu. Bu süreçte iki tiyatro aşığı dostuyla Hayalet Tiyatro’yu kurdu ve üç oyun sergiledi. Çeşitli yerlerde ‘etkili konuşma ve diksiyon ‘ dersleri vermeye başladı. Aynı dönemlerde İletişim Fakültesi’nde yüksek lisans programına girdi… Tiyatro Anadolu’da Genel Sanat Yönetmen Yardımcılığı görevine başladı… Devlet Konservatuarı ve Besyo’da tiyatro dersleri vermeye başladı.
Bir gün bir oyunda onu izleyen, şimdi ise menajeri olan Özlem Durak ile tanıştı ve atv’de yayınlanan ‘Affedilmeyen’ projesiyle birlikte ekranla buluştu. Oyunculuğun, ‘ sonu olmayan bir öğrenme süreci’ olduğunun ve sevdiği, mutlu olduğu işi yaparak hayatını kazanan çok az sayıda kişiden biri olduğunun bilinciyle ve hala söyleyecek iki çift sözü olarak hayatına devam ediyor.
www.polatbilgin.com'dan alıntıdır.
İlker Aksum

Doğumu : 1971 - İstanbul
Filmleri - Oyuncu (9 Film)
Küçük Kıyamet Ali 2006, Yabancı Damat Ruşen Demir 2004 , Aşk Olsun Yıldırım 2003, Beşik Kertmesi Enis Büyütücü 2002 , Biz Size Aşık Olduk Sinan 2002, Baykuşların Saltanatı 2000, Çarli İş Başında Afakan 2000 , 5 Maymun Çetesi 1999, Çarli Afakan 1999
Ödülleri : 28.Siyad Türk Sineması Ödülleri, 2006 - En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Küçük Kıyamet
1971 İstanbul doğumlu sanatçı özellikle komik rollere çok yakışıyor. Rolüyle tamamen bütnleşen ilker aksum izleyicilerine doyumsuz anlar yaşatıyor. Yabancı Damat dizisinin sempatik, ve telaşlı ruşen'idir kendisi..
Begüm Birgören
Bülent İnal

Bülent İnal
Doğum Yeri : Şanlıurfa
Doğum Tarihi : 19 Mayıs 1973
Eğitimi : Lisans
Eğitimi: Dokuz Eylül Üniversitesi Tiyatro Bölümü
Dizi ve Filmleri
Cenneti Beklerken- Gazal -2005
Aşk Yolu- Ömer- 2005
Ihlamurlar Altında - Yılmaz Akın -2005
Anlat İstanbul - Musa- 2004
Bir Aşk Hikayesi- İsmail- 2004
Vizontele Tuuba - Mahmut Duran- 2003
Kurşun Yarası- Kaymakam- 2003
Aşk ve Gurur- Balıkçı 2002
Azad - Azad - 2002
Hiçbiryerde 2001
Karanlıkta Koşanlar 2001
Cesur Kuşku 2001
Dar Alanda Kısa Paslaşmalar 2000
Dikkat Bebek Var -İsmail- 2000
Kayıkçı 1998
08 Eylül 2007 Cumartesi
KARA YILAN : ANTEP BASTAN YARATILDI
Kara Yılan' dizisi için dönemin yapısına uygun olarak, aynı ölçeklerde Gaziantep ve İstanbul'da 2 bin 500 metrekarelik alan üzerine meydan, çarşı, eski Gaziantep evleri kuruluyor.* Dev bütçeli proje için bin parçalık askeri malzeme, 200 adet dönemin sivil kıyafetleri, 200 adet Fransız lejyon askeri kostümü, 2 top, yeterli sayıda tüfek, mavzer ve makinalı tüfek satın alındı.* Gaziantep, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki tüm köyler dolaşılarak, dönemi anlatan malzemeler toplandı. Ayrıca dizide kullanılmak üzere özel at arabaları ve faytonlar da yaptırıldı.* Her şeyin aslına uygun olması için hiçbir masraftan kaçınılmayan 'Kara Yılan'da ayrıca; animasyon tekniğiyle eski Gaziantep görüntüleri 3 boyutlu ekrana gelecek. Bu teknik Türkiye'de ilk kez bir dizide uygulanacak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

